Kahve Dost mu Düşman mı?

Türk kahvesi, filtre kahve, espresso, mocha gibi birçok çeşidiyle kahve, dünyada ve toplumumuzda büyük bir öneme sahip. Peki severek tükettiğimiz bu içeceği ne kadar tanıyorsun?

Kahve aslında, kiraza benzeyen, hoş kokulu, beyaz çiçekli, sıcak iklimlerde yetişen coffea familyasından bir ağacın meyvesi. İçerisinde kafeinle birlikte 400’den fazla kimyasal, polifenoller ve diğer fenolik bileşikler bulunuyor.

Birkaç maddede kahvenin potansiyel sağlık etkilerini incelemek gerekirse;

1)Antioksidan özellik gösterir.

Antioksidan; oksidasyonu önleyen ya da geciktiren madde. Ana görevi besinlerle alınan besin ögelerinin hücrelerde kullanılması sırasında oksijenli ortamda (hücrelerde) oluşan zararlı ürünleri (serbest radikaller) temizlemesi. Kahve, içerisinde bulunan polifenoller, fenolik asitler, fitokimyasallar özellikle; klorojenik asit, coffeoyquinik asit, hidroksinamik asit, feruloylquinic asit, kafeik asit sayesinde vücudumuzdan serbest radikallerin temizlenmesine yardımcı oluyor.

2) Mutluluk verir.

Kafein, klorojenik asit, ferulik asit ve kafeik asit biyolojik aktiviteleriyle serotonin hormon seviyesini artırırak depresyonla savaşır.

Bir dizi kohort çalışmada kafeinli kahve tüketimi ile majör depresif bozukluk gelişme riski arasında ters ilişki tespit edilmiştir.

3) Metabolizmayı hızlandırır.

Kahve içerisindeki kafeinin biyolojik aktivitesi ile eneriji harcamasını %4-5 ve yağ oksidasyonunu %10-16 seviyelerinde arttırmakta. Kafein termojenik etkisinin yanı sıra enerji alımını da etkiler.

Bir kahvehanede uzun süreli kilo değişimi üzerine kafeinin etkisini araştıran prospektif bir çalışmada, 12 yıl boyunca kafein tüketimini arttıran kişilerin, azaltmış olanlara göre daha az kilo aldıkları bulunmuş.

4)Sporda performansı arttırır.

Kafein alımının, serbest yağ asitleri mobilizasyonunu arttırarak egzersizin başlangıcında çalışan kaslardaki glikojen kullanımını azalttığı, bu etkisinden dolayı performansı arttırdığı ve yorgunluğu geciktirdiği düşünülüyor.

Kafein uzun süreli dayanıklılık egzersizlerinde substrat kullanımını değiştiriyor ve karbonhidrat kullanımını azaltırken yağ kullanımını arttırıyor. Kafein alındıktan sonra serbest yağ asitleri seviyesini arttırıyor ve serbest yağ asitlerini yakıt olarak kullanıyor. Böylece kas glikojen deposunun tükenmesi önleniyor. Aynı zamanda maksimum oksijen tüketimini ve kalp atım sayısını arttırarak dayanıklılık kapasitesini arttırıyor.

Kafein, dokulara daha çok oksijen sağlayarak aerobik dayanıklılığı arttırır. Ayrıca metabolizmanın ilk adımı olan doğal adrenalin salgılanma oranını arttırır bundan dolayı aerobik çalışmadan önce bir fincan kahve içilmesi tavsiye edilmektedir (150 – 300 mg kafein).

5) Birçok hastalık riskini azaltır.

BMJ dergisinde 2017 yılında yayınlanan bir derleme çalışmaya göre; kahve tüketiminin abartılmadığı sürece sağlık dostu bir alışkanlık olduğu gösterilmiştir.

Düzenli kahve tüketimi kalp hastalıkları, Tip 2 Diyabet, bazı kanser türleri, Siroz, Parkinson, ve Alzeimer gibi hastalık risklerinde azalmaya ilişkinlendirilmiştir.

 

HANGİ KAHVE ÇEŞİTLERİ TERCİH ETMELİ?

Kahve tek başına enerji değeri düşük bir içecek. Bir fincan kahve yaklaşık 4-7 kcal enerji değerindedir. Fakat kahvenin içerisine eklenen krema, şeker, şurup, süt, süt tozu ve aromalar kahvenin kalorisini arttırıyor. Yani sen masum bir fincan kahve tükettiğini zannederken aslında farkında olmadan günlük ihtiyacından fazla kalori alabiliyorsun. Bu sebeple özellikle kilo denetim sürecindeysen kahveni sade veya light süt ile tercih etmen daha uygun olacaktır.

 

NE KADAR KAHVE TÜKETMELİ?

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği maksimum kafein tüketim miktarı, yetişkinler için günde 400 mg, hamileler için ise günde 200 mg olarak belirlenmiş. Fakat bu değerler kişinin genetik yapısına göre değişkenlik gösterebilir.

Bir fincan Türk kahvesinde 60 mg, 1 shot espressoda 75 mg, 1 kupa (200 ml) filtre kahvede yaklaşık 150 mg kafein bulunmaktadır.

Fazla miktarda kafein, baş ağrısına, uyku bozukluklarına, dehidrasyona, kalpte ritim bozukluklarına, idrarla kalsiyum atımına sebep olabilir. Bu sebeple kahvenin ve diğer kafeinli içeceklerin tüketim miktarına dikkat etmen gerekiyor.

 

Dyt. Burcu Şahin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir